25 Kilo Verdiğim Süreçte Obeziteyi Yendim!

Doğru olarak bildiğimiz yanlışlıkları düzelten en mükemmel sistem adı. Bu sistemi kilobekçiliği kavramı tam olarak karşılamıyor sanırım. Bence bu sistemin adı kilo silici veya kilo yok ediciliğidir. Üç ay gibi kısa bir sürede 20-30 kilo vermek kiloları yok etmek değil de nedir? Kiloları bekleyen olsa olsa daha önceki yaşantımızdaki bizler ve bizleri diyet programları ile önce zayıflatıp sonra kilo aldıran sistemlerdir.

Öncelikle aslında bu sistemi diğer sistemlerle kıyaslamak bile son derece yanlıştır çünkü biri çok yiyerek eziyet çekerek zayıflatmayı önerirken bu sistem yeteri kadar ve az yemenin anında ruhu yani düşüncelerimizi değiştiren kendimizi geliştirmemizi sağlayan değiştikçe değişen değiştikçe gelişen ve bu süreçte kiloları hızlı bir şekilde yok eden sistem. Sistemde hiçbir iğne, ilaç tedavi edecek araç gereç bulunmamakta, değişen düşünce sistemi ve herkesin isteği ölçüsünde yaptığı spor ve egzersizler mevcut.

Bu yapı içindeki en farklı temel varlık bize danışmanlık yapan adları kilobekçisi olan sırdaşımız dostlarımız bizim her anımızda yanımızda olan bizi anlayan ve sabırla dinleyen kişiler. Bu sistemi diğer sistemlerden ayıran en belirgin fark bu bence. Her gün yaptıklarımızı takip kontrol tablomuza kayıt etmemiz bunun kilo yok ediciler tarafından okunması ve bize bize yol göstermeleri, doğru bildiğimiz yanlışları sürekli düzelterek doğruları bizim parçamız haline getirme çabası. Bu ne müthiş bir enerji bu ne büyük bir özveri ve bu ne büyük bir sabır hiç mi bıkmaz bu arkadaşlar? Yıllarca yaptığımız yanlışlıkları düzeltme adına verilen bu mücadelenin başarısız olması imkansız değil mi?

KİLOBEKÇİM PARDON KİLO YOK EDİCİM HAKKINDAKİ DÜŞÜNCELERİM:

Bendeki bu değişim ve değişikliklerin mimarı olan kilolarımı yok eden şahıs hakkında nereden başlasam bilmiyorum ki yazılacak, anlatılacak o kadar çok şey var ki. Hayatımda en kalıcı değişimleri sağlayan bir öğretmen o. Yaşamım boyunca en çok çektiğim ve hayatı bana zahir eden kilolarımı bir yok eden beni senelerce önceki kilolarıma kavuşturan bu şahsın nasıl bir bilgi ve donanıma sahip olduğunu hala anlayabilmiş değilim. Tek kelime ile müthiş ve süper. Diğer sistemlerdeki gibi sadece benim yanlışlıklarıma odaklanmayan güya yanlışlıklarımı düzeltirken bana başka yanlışlıkları empoze etmeyen onu yeme, bunu bol bol ye demeyen önce zayıflattık sonra bana alıştırdığı yanlışlıklarla yeniden kilo almamı sağlamayan bu süreçte şimdiye kadar hiç bu kadar uzun süreli olarak sürekli kilo kaybettiğimi hatırlamıyorum. Bu sürecin başlangıcında belirlemiş olduğum hedefime çok rahat ulaşacağımızı söylerken bile ben onun kadar rahat değildim. Tedirgin ve endişeliydim çünkü onlarca kez başarısız olmuş birisiydim ama kilo yok edicim bana sürekli kendine güven gerisi olur fikrini aşılıyordu ah bir de ben kendime güvenebilseydim! O, sen istersen ve inanırsan başarılı olursun diye diye en sonunda kendime olan güvenimi sağladı. Yıllarca süren vitrinlerle olan küskünlüğüm bitmişti. Bir insanın düşünce yapısı bu kadar mı değişir. Özgüven denilen şey bu kadar mükemmel mi tesis edilir. Hala bendeki bu değişikliklere inanamıyorum. İki-üç günde bir saat yürüyünce çok çok spor yaptığımı zanneden ben, artık günde 2-3 saat spor ve egzersizi severek yapıyorum. Bu değişim içinde gelişim değilde nedir? Kilo yok edicim beni aynalarla barıştırdı. Fiziki değişimlere paralel olarak düşünce yapımda da bir çok değişiklikler oluşturdu. Sabırsızlıklarım fevri ve aniden parlamalarım alıngan ve sinirli yapım kilolarımla birlikte adeta gitti. Yerine sakin, sabırlı, iyimser, pozitif, mutlu gülümseyen ve sevecen bir ben meydana getirdi. Bendeki bu değişimleri anlatmakta inanın ki kelimeler yetersiz kalmakta…

KİLOBEKÇİM bendeki bu değişimlerin tamamı için, dostluğun için, arkadaşlığın için, güvenin için, desteğin için, sabrın için, bana katlandığın için sonsuz minnet ve teşekkürlerimi sunuyorum. İyi ki varsın iyi ki hayatıma dokundun.

hk_performans_zayiflama_kampi_4


Açıklama:
HK Performans
Türkiye’de ve dünyada obezite ve zayıflama alanında en etkili çözümleri ortaya koyan alternatifi olmayan bir eğitim, danışmanlık ve zayıflama merkezidir. Her gün değişen renkli aktivitelerle hayatın bütün renklerini yaşarken hedef odaklı GELİŞEREK zayıflama eğitimleriyle RUHEN ve BEDENEN değişeceksiniz!

2006 yılından bu yana HK Performans her zaman kendine yakışanı yapar ve sizi çok yönlü geliştirir. Obezite ve zayıflama üzerine çok donanımlı Üstün Performans Uzmanlarının eşliğinde sağlıklı, en hızlı ve kalıcı zayıflama süreci yaşayıp, obeziteye veda etmeye hazır mısınız?

Bunca zaman deneyip de başarısız oldunuz diye kendinizi yıpratmayın. Bu sizin başarısızlığınız değil, obezitenin çözümü yanlış yerlerde aramış olmanızdan kaynaklıdır. ”Başarabilirim” umudunuzu çalan diğer sistemlerle HK Performans kıyaslanamaz! Bu gerçeği bu kapıdan içeri girdiğiniz andan itibaren kendiniz de göreceksiniz. Size obezitenin KADER OLMADIĞINI KANITLAYACAĞIZ!

Doğru Kapıda Doğru Anahtarlasınız!

HK PERFORMANS EĞİTMENLERİ

Not: Yukarıda okumuş olduğunuz başarı hikayesi HK Performans üyesi tarafından yazılmıştır. Devamı ve daha fazlası için LİNKE tıklamanız yeterlidir.  www.hk.com.tr/basarilar.asp

Reklamlar

29 günlük HK Performans Deneyimi

Çok yollar var yürünecek belki daha ama yürümekten korkmuyorum artık,

çünkü yalnız olmadığımı biliyorum…

Kilobekciliği nedir - Kilobekcisi Hk performans 1

“Ölmek bir sanattır, her şey gibi.

Eşsiz bir ustalıkla yapıyorum bu işi…

Öyle ustaca ki

İnsana korkunç geliyor…

Öyle ustaca ki

Gerçeklik duygusu veriyor…

Bu konuda iddialıyım sanırım…”

Slyvia Plath

 

Slyvia Plath’ın dizelerinden de yer aldığı gibi ben de iddialıyım. Aslında hepimiz iddialıyız. Hepimiz “hayat” denilen düzenin içerisinde kendimizi yitirip, gitmişiz. Vücudunun her hücresinde yokluk nöbetleri geçiren, kulaklarında hüzün çanları çalan, bedeni haşmetli, ruhu tükenmiş insanlarız.

Bu kaybolmuşlukta, yolunu bir türlü bulamayan, vücudunun hissettiği yokluğu midesiyle dindirmeye çalışan, her geçen gün bedeni biraz daha büyürken ruhu ufalananlarız.

Karanlıkta bir odada, siyah perdelerin ardında, tek başına… Öcülerden korkan bir çocuk misali kendinden korkan, ümitsizlikten titreyen ve korkmuyormuş gibi dimdik durmaya çalışan bizleriz.

Evet, aslında hepimiz iddialıyız ölmekte; çünkü ağzımıza attığımız her gereksiz lokmayla, maskelerin arkasına sakladığımız her gözyaşıyla, işittiğimiz her patavatsız kelimeyle kendimizi yavaş yavaş öldürüyoruz.

Yaptığımız; bulanık sularda yüzerken suyun altındakilerden korkmak. Işığı açmak varken karanlıkta geçmişe takılıp kalmak. Çıkış yolunu ararken, yanlış tabelalara inanmak. Bedenimizin isyanlarını duymazdan gelmek. Ruhumuzu minicik kafeslere hapsetmek. Teselliyi; alkol şişelerinde arayan bir alkolik hesabı, yiyeceklerle acılarımızı unutmaya çalışmak.

Bu anlattıklarım “ben”  belki de “sen”

Bütün bunları yaptım, bedenimin ruhumu ezmesine izin verdim, beynimi uyuşturdum “tokum” diye bağırdı, duymadım! Açlığı yeni baştan öğrettim ona. “Açsın sen” dedim, “ne kadar yesen de açsın, doymak bilmiyorsun”. O kadar ikna ediciydim ki, beynim de bana ayak uydurdu, bedenime seçenek bırakmadan el ele verdik. Hep beraber battık! Böylece, gitgide daha derine, daha derine… Nefesimiz kesildi; ama çıkmak için çaba göstermedik. Ölmek için sarıldık birbirimize; ama onu da beceremedik. Öylece derinlerde, bir başımıza kalakaldık…

O anda bir el uzandı, “tut elimi, seni yukarı çekeyim” diye seslendi bize… Yorgunduk, ümitsizdik ve çaresizliğimizin de oldukça bilincindeydik. Bedenim uzattı elini önce, “olmaz” dedi ses “Önce beynin! Diğerleri onunla beraber gelecek zaten”.

İsteksizdim; çünkü sonrasında olacaklardan korkuyordum. Değişmek, yeni biri olmak, yeni bir bakış açısı kazanmak… Zordu, sancılıydı… Güvenemezdim, inanamazdım, kuşkuluydum… En önemlisi de, yorgundum…

“Sadece elimi tut ve bırakma, gerisini ben yapacağım. Bana güven, hep yanında olacağım.” diye ruhuma fısıldayan ses; benim iç sesim, karanlıktaki ışığım, gitmem gereken yolu gösteren tabelam, geçmişi ayaklarıma takılmasın diye süpürenim, kulaklarımdaki hüzün çanlarını susturanım,kilobekçim” can dostumdu.

Korkarak tuttuğun elimi sımsıkı kavrayan ve beni tekrar yukarı çıkarankilobekçim”…

Nefesinin sınırlarını zorlayarak yapılan bir dalışın ardından derin bir nefes almak gibi, çoktan seçmeli bir sınavda cevap kağıdının doğrularla işaretli olarak bana sunulması gibi, her sabah dinlediğim müziği gülümseyerek tekrar dinlemek gibi, içimdeki kalabalığa kulaklarımı tıkayıp-kuşların sesini duymak gibi… Sanki mutlu olmak gibi kilobekçimle olmak, mutlu yeniden olmayı öğrenmek gibi…

Yollarım çok dolanbaçlıdır benim… Kayboluyorum bazen, ne yöne gideceğimi bir türlü bulamıyorum; “yetiş” diyorum kilobekçime, “zaten buradayım, hiç gitmedim ki” diyor. Bazen yol çok zor görünüyor gözüme, zor ve çukurlarla dolu bir yol. Ben ise kırılgan ayaklarımla yola girmeye korkuyorum. “Yapamam” diyorum, “Elimi tut, beraber yapalım” diyor. “Güvenemem” diyorum, “Seni bırakmayacağım” diyor… Bana kalansa sadece kilobekçimin  adımlarını takip etmek ve ona inanarak ilerlemek.

Çok yollar var belki yürüyeceğimiz ama artık yürümekten korkmuyorum. Yalnız olmadığımı biliyorum. Çok filmler var daha geçmişi irdeleyen ama izlemekten çekinmiyorum artık; çünkü benimle izleyecek birinin olduğunu biliyorum. Çok maskeler var daha çıkarılacak ama çıkarıp atmaktan endişe etmiyorum; çünkü maskelerimi değil yüzümü görmek isteyen biri olduğunu biliyorum. “Gerçek ben” i tanıyan biri olduğunu biliyorum, “olmam gereken ben” i değil…

“Kilo bekçim” kim mi?

Senelerdir inşa ettiğim duvarlarımı aşan, sıkı sıkı kapattığım kapımı nazikçe açan ve usulca bana yaklaşan, saklandığım odanın siyah perdelerini açıp odamı gün ışığıyla dolduran, titrek ellerimden tutup beni ayağa kaldıran, bir cümlesiyle yanlışlarımı gösteren, bir kelimesiyle beni gülümsetebilen… İşte benim “kilobekçim” tam da o!  

“Bazen bir gülüş

Sevdirebilir yaşamayı,

Karanlıklar içinde cılız bir ışık da olsa aydınlatabilir yolunu

Nefes almana izin verir, sarıp sarmalar seni

Karamsarlıklar içinden çekip çıkarır umutlarını…

Bazen bir bakış

Sıcacık bir anlamla yükler nefesini,

Gözlerinden ruhuna akar, içini ısıtır…

Güven verir sana,

Neler kaçırdığını anlamana fırsat verir…

Bazen bir hayal,

Hızlandırır yaşamını, kalbini titretir…

Geçmişi hatırlatır farkında olmadan,

Anılar bedenlenip karşına dikilir bir anda,

Kim olduğunu hatırlatır…

Bazen bir söz

Yankılanır kulaklarında…

Ruhunla bedenin arasında bir yerde takılır kalırsın…

Ruhuna sarıldıkça sen, bedenin daha bir yakınlaşır sana…

Anlarsın ki, beraber yol alma vakti gelmiştir…

Bazen bir yabancı

Beklemediğin anda girer hayatına…

“Bir” olursunuz…

O kadar gerçek ve o kadar hayaldir ki,

İsimlendiremezsiniz…

Sadece “kilobekçim” diyebilirsiniz…”

 Elif T. 

11430148_1012734298746064_8150283186621138398_n

 

Hk Performans;  GELİŞEREK DEĞİŞİM SİSTEMİ üyemize teşekkürleriniz sunarız. 

KiloKardeşliği özel grup sayfasında, AKTİF ÜYELER TARAFINDAN “kilobekciliği nasıl anlatılır” sunum yarışmasına katılarak,  devam eden sürecinin 29. gününde yaşadığı deneyimi, hissettiği tüm duygu ve düşüncelerini sunum olarak bize ileten değerli üyemizin bu içten ve samimi düşünceleri ancak ANLATILMAZ YAŞANIR. Çünkü biliyoruz ki, burada okuduklarınızdan çok daha fazlası var. Yine üyemizin yorumu, aldı götürdü bizi… Bizi tanıyanlar bilir bizi nereye götürdüğünü…

Gelişerek değişim sisteminde yaşayacağınız zihinsel değişimin yanında rakamsal olarak tartıya yansıyacak bedensel değişimin hiç ama hiç önemi yoktur.

Kalıcı zayıflamak ve yüksek bilinçli motivasyonlu destekle, elbette potansiyelinize göre kendinize kıyasla, hızlı kiloyu vermek için HK Performans alternatifsiz tek adrestir.

İlk gördüğünde kapıdan içeri girmeyenler, zamanla ve pişmanlıkla dönüp dolaşıp gerçek ve kalıcı çözüm için 9 ay 10 günde rejuvenasyon programı içinde kendilerini bulabileceklerdir.

 

AÇIKLAMA:  Hk performans‘ın tüm çalışmaları hedef odaklıdır. Ve sizi son hayalinize kavuşturmak için özel  çaba harcanır. Sizi anlayan, dinleyen, değer veren ayrıca alternatifsiz bir sistemle tanışmak için VÜCUDUN ŞİFRESİ sitesini inceleyebilirsiniz.

 

ALINTI: Bu başarı mektubu  Vücudun Şifresi sitesinden alıntıdır. Yazının orijinaline ve daha fazlasına ulaşmak için aşağıdaki linkten alıntıdır..
http://www.vucudunsifresi.com/tr-tr/yorumlar.asp?RecID=663&TabID=0

 

İdeal Kilo Özgürlüğümdür! Özgürlük için HK Performans…
Sizde özgür olmak ve ideal kilonuzda özgürce yaşamak istiyorsanız,
Alternatifsiz tek adres HK Performans

www.hk.com.tr  •  www.vucudunsifresi.com

 

Etiketler: Kilobekciliği nedir - Kilobekcisi Hk performans 1Kilobekciliği nedir - Kilobekcisi Hk performans 1

Gelişerek Değişti ve 17.7 Kilo Zayıfladı!

Yaş 30 Boy 163  İlk Kilo 77.1  Son kilo 53.4

 

 10806358_898437206842441_1451926845328802461_n

Umarım bu başlıkla yeteri kadar dikkatinizi çekmişimdir. Tam da istediğim bunu okuyan herkesin dikkat kesilip şöyle bir bakması ve sonuna kadar sabırla benim diriliş hikâyemi okuması… Belki böylelikle başka bedenlerin de dirilişinebaşka ruhların da gerçek hayatla buluşmasına bir nebze katkı sağlarım. Ey kari lütfen sabırla oku.

Başlangıçta HK Performans web tabanlı online sistemine kilo vermek ve bedenimdeki ağırlıklardan kurtulmak maksatlı olarak başvurdum. Aslında bu ağırlıklardan kurtulduğumda her şey güzelleşecek ve çoktan ölmüş olan ruhum sanki bir anda canlanacaktı. Yani her şeyin sebebi bedenimi sıkıca  sarmalayan bu yağ kütlesiydi, evet evet kesin oydu. “Aslında ben öyle sanıyordum.“

Benim  ölüm uykum yani ruhumu, bedenimi, kendimi öldürmeye başlamam lise ve üniversite yıllarımda oldu. Benim için her şey derslerden ibaretti. İlle de her şeyde birinci olacak, her kesin gözdesi olacaktım. Okşanan gururumla bilmeyerek ruhumu görmezden gelmeye başlayacaktım. Evet, insanların bir idealleri olması çok güzel bir şey. Ama bu ideal uğruna kendinden vazgeçmesi, çevrede gelişen güzelliklere kulak kapatıp görmezden gelmesi olacak iş mi? Evet oluyor. Bir de bakmışsın ki hayat çok hızlı bir şekilde ilerlemiş ve yaşın gereği olup, yapacakların seni çoktan geride bırakmış, çekip gitmiş… Ne zaman bahar olmuş, ne zaman kış üşütmüş… Çoktan beri üşümekte olan ruhunuzu anlamıyorsunuz. Bir de bakmışsınız ki evlenmiş ve iş hayatına başlamışsınız. Derslerdeki başarılarıyla okşanmaya alışan gurur bu defa eşinin gözünde en iyisi olmak ve çalışma hayatında başarılı bir kariyer sağlamak için sizin yakanızı bırakmamakta, peşinizde gezinmekte. Bu arada ruhuma ne oluyor, nerelerde ruhum, beynim…

Rabia adeta bir robot şekline bürünmüş. Sabah yatağından kalkıyor yatağı ve evi şöyle bir topluyor, kapının önünde servisine binip okuluna koşuyor. Belki bu dönem sevgili öğrencilerim hala ölmeyen ve can çekişen ruhumu bir nebze olsun canlı tutuyor ama bu da korkarım ki onu ölüm döşeğinden çıkarmaya yetmiyordu. Okulun kapısının önünde inip o cıvıl cıvıl, saf, temiz yürekler kapıda beni karşılıyor “öğretmenim günaydın, günaydın” diye haykırıyor ama ben sadece bunu bir selamlama olarak algılıyor, tenezzül edip de kafamı bir kaldırmıyorum ki gün gerçekten aydın mı karanlık mı diye. Aydınlık ya da karanlık günü hiç önemsemeyen gururum bir telaşla derslere giriyor ki Ankara’da derece yapsın, okşanmaya devam etsin diye. Tabi onun için sorun yok, can çekişen ölen bir ruh, onun hiç umurunda bile değil. Sonra okulda öğretmen arkadaşlarımla yaptığım kahvaltılarda bile ders, iş konuşuluyor. Onlar da o kadar kaybetmişler ki ruhlarını seni düşünüp ikaz eden olmuyor. Ardından öğle yemekleri, ki aşçıların torpille çok çok koyduğu servisler. Yemelisin Rabia, sakın hasta olmayasın, yoksa hasta olursun, devamsızlıkla öğrencilerin geri kalır, yarıştan koparsın. Çok yemekle, sağlığın eş değer tutulduğu kocaman yalanlar. Tabi bu koşturma hali içinde gün bitmiş ve bir sınıf içerisinde ne kadar hareket edebilmişse bedenim o kadar hareket etmiş ve tekrar kapının önünde servise binip evinin önünde inmiş. Zaman böylece akıp geçmiş hiç yürümemiş bu beden, aylarca belki bir dönem boyunca… Servis şoförü bazen kapının önünde değil de biraz uzakta indirse ve mahcup mahcup bunu dile getirse “tamam” deyip söylene söylene yürümüş. Ölü bir ruhtan bahsediyorum size; ölü bir ruh ve her daim okşanmış bir gurur ve nefis. Eve gelir gelmez hazır ne varsa yiyip, eline bilgisayarını alıp; çalışma kâğıtları, sorular ve sınavlar hazırlayarak kanepede sızan bir beden… İnsan bu telaştan iç sesini kaybediyor, aynalara bakmıyor, Rabbiyle konuşmaz oluyor. Tek derdi var onun, başarı ve başarı sonucu gelen inanılmaz övgüler ve okşana okşana durup dinlenemeden hâkimiyeti eline almış bir gurur, bir nefis. Kaç yıl sürdü bilmiyorum ruhumu öldürme sürecim. Ruhumu kaybetmiştim… Ruhumun yanı sıra birçok şeyi de öldürmüştüm ya onlara burada değinmek bile istemiyorum.

Eşimin sert bir engellemesiyle işimden ayrıldım.”Ya ben, ya işin” dedi. Üzüle üzüle, istemeye istemeye bıraktım her şeyimi… Günlerce ağladım, günlerce saatlere bakıp şimdi dersteler şimdi çıktılar deyip hayal kurdum. Tabi evde kaldığım bu sürede düşünme, kendimi dinleme fırsatım oldu… Bu telaştan ne kadar da kendimi kaybetmiştim… Aynaya baktığımda ruhum gibi bedenimin de iflas ettiğini, öldüğünü gördüm. Hani trafik kazasında ilk müdahalede kalp masajı yaparlar ya, kendine getirmek için hastaları; çok defa aynı şoka benzer bir şokla salladım kendimi… Olmuyordu, yapamıyordum… Bir şeyler yanlış gidiyordu… Baktım ki olmuyor tamamen kendimi bıraktım. Yatak ve televizyon en iyi arkadaşım oldu. Neredeyse tüm günüm yatakta ve televizyon karşısında geçiyordu. O sürekli okşanan gururumun artık sesi sedası çıkmadan bir köşede kıvrılmış ortaya çıkmak için uygun bir zaman kolluyordu. Bitkisel hayatta gibiydim. Her şey anlamsızdı. 70 kilo olmuş, giydiğim hiç bir şeyi kendime yakıştıramaz ve aynalara bakamaz olmuştum. İşte bu gururumun bittiği andı… Bu defa gururum başladı, dış görünüşümle övünme telaşı içine girmek için arayışlara… Diyetisyenle başladı arayışım. Evet, geçici olarak sorunu çözmüş 63 kilo olmuştum. Ama nedense mutlu değildim. Sürekli gözüm yemeklerdeydi. Hayatım boyunca ölçüyle, saatle yemek yeme düşüncesi, beni delirtmeye yetmişti. Bu delilikle bir kaç ayda geri eski kiloma dönmüştüm.

İşte benim diriliş hikâyem böyle başladı. Ablam sürekli telefonda bahsediyordu Omder‘den, kilo bekçiliğinden. İlla “bir dene ya, ne kaybedersin” deyip sıkıştırıp duruyordu. Ablam, beni belki de benden çok düşünür, hep koruyup kolladığı küçük kardeşi için en iyisini isterdi. Farkına varmıştı ölüyor olmamın. Hiç unutmuyorum. “Rabia bak Kenan sıkıntı çıkarırsa ben seni gönderirim.” diyordu. Hatta bunun için sistemden faydalanmış bir arkadaşıyla tanıştırdı ve gerçek dirilişim nihayet başladı.

11401467_1005576129461881_3435641775112808333_n
Kilobekçimle tanıştım bu süreçte. Hani hep okşanan gururumun istediği lafları söylemiyordu o. Bir gün hiç unutmuyorum “Ya Hakan Bey bana biraz gaz ver, diğer üyelerinle beni karşılaştır da ben biraz kamçılanayım” dedim. O, “Rabia Hanım biz gazla çalışmıyoruz, herkes ayrı bir değer, herkesin süreci kendine özel” deyip duymak istediğim, gururumu okşayan laflara hiç girmedi. O da anlamıştı sanırım her şeyin sebebinin okşanmak isteyen gururum olduğunu. Sürekli makaleler gönderiyor, olumlamalar paylaşıyor, zihnimi hücre hücre diriltiyordu. Dedim ya ruhumu diriltmekti tek istediği… 5 ay gibi bir süreçte hiç ama hiç “Rabia Hanım çok kaçırmışsın, çok yemişsin” demedi. Yemekler ve kilo vermem ikinci, üçüncü plandaydı sanki… Eski yaşantılarımın kötü anıları beni kucakladığında hemen müdahale edip bilinçaltımın bana yaptığı zarardan bahsetti. Elimde olanla yetinmemim, anın güzelliklerinin peşinden koşmamın bana neler katığını anlattı. Bir nefesteki şifadan, güzel bir düşüncedeki mucizeden, güzel düşünmenin ve şükretmenin ruha verdiği dirilişten bahsetti hep. Uyumakla ne kadar çok şey kaybettiğimden, televizyon izlerken de bilinçaltıma farkına varmadan gönderilen mesajlardan, suyu yudum yudum içip olumlu düşünerek bir yudum suyun bile tüm hastalıklara şifa olduğundan ve burada anlatamayacağım ve hayatıma kazandırdığı birçok güzellikten bahsetti. Bir müddet sonra hiç sormadan sorgulamadan itaat ettim onun sözlerine, o diyorsa bir bildiği vardır diyerek duyar duymaz heyecanlandım ve hayata geçirmek için atağa geçtim. Ölü gibi yaşıyorken,  ölü toprağı serpilmiş ruhum canlandı. Ruhumu bedenim kucakladı… Bedenim ve ruhum birlikte olup hâkimiyetine son verdiler gururumun ve rahatına düşkün nefsimin.

Ve çoğu hikâyede olduğu gibi işte mutlu son. Bedenen ağırlıklarımdan kurtuldum 71 kilodan en son 54’e (şimdi bilmiyorum ve ilgilenmiyorum) indimAma inanın kilo vermem bedenen yaşadığım değişimin, ruhsal olarak yaşadığım değişimin yanında hiçbir şey. Keşke size ruhumdaki değişimin ve yeniden dirilişin de sayısal verilerini verebilme şansım olsaydı. Maalesef ki bunu ölçecek bir tartı henüz keşfedilmedi. Ama şimdi daha bir başka bakıyorum hayata. Daha çok görüyorum güzellikleri, daha başka içime çekiyorum oksijeni ve daha başka seviyorum herkesi, her şeyi. Bence bu değerleri kazanmak kilo olarak değişmekten daha da güzel, kilo zaten kendiliğinden gidiyor. Artık baskülle, kaloriyle işim kalmadı. Bütün hesapları diyetisyenlere bırakıyorum, bir ömür boyu… Ben özgür ruhumun peşindeyim, onun derdindeyim.

İşte bu benim yeniden diriliş, yeniden fark ediş hikâyem… Sonu mutlu ve geleceği çok umutlu bir hikâye…

Teşekkürler Halil Bey, teşekkürler Kilobekçim.

R.Y.

 

ALINTI:

Yukarıda okumuş olduğunuz zayıflama başarı hikayesi  VÜCUDUN ŞİFRESİ sitesinden alınmıştı. Yazının devamını okumak için linke tıklayınız:
http://www.vucudunsifresi.com/tr-tr/yorumlar.asp?RecID=626&TabID=0

 

AÇIKLAMA:

HK Performans 9 ay 10 günde REJÜVENASYON Programı; bedensel değişimin yanı sıra kalıcı zayıflamak için güçlü bir motivasyon,  algı ve alışkanlık değişimi üzerine, GELİŞEREK DEĞİŞİM eğitimleri içermektedir. Zihni özgürleştirmek ve özgür birer kişi olmak için öncelikli olarak;  doğru miktar algısı ve tüketim alışkanlıklarındaki değişimle ideal kiloda yaşamanızı sağlar. İdeal kilo, kendinizi sosyal ve duygusal olarak iyi hissettiğiniz kilodur.

Tüm bu değerli sonuçlar için Kişiye Özel Üstün Performans Çalışmaların bir kısmı YATILI KAMP’lardan oluşmaktadır.  Zamanı uygun olmayanlar için programın tamamı yeni nesil uzaktan eğitim sistemleri ile bilgisayar ortamında desteklenmektedir. İster kamp, ister web tabanlı online sistemler olsun  tek amacımız sizi hayalinize kavuşturmaktır. Hedef odaklı kalıcı değişimler için HK Performans‘ı araştırın, takip edin ve size açılan bu kapıdan içeri girmek fazla düşünmeyin.

 

Doğru Kapıda Doğru ANAHTARLASINIZ!

HK Performans            www.hk.com.tr           www.vucudunsifresi.com

 

Etiketler: zayıflama kamplarızayıflama otelikalıcı zayıflama, sağlıklı zayıflamaobezite tedaviziobezitemide kelepçesi, mide balonu, mide balonu zararlarıkilobekçisihk performansHalil karguluhızlı kilo nasıl verilir

 

TÜRKİYE’NİN EN BAŞARILI ZAYIFLAMA HİZMETİ İLE KALICI ZAYIFLAMA

TÜRKİYE’NİN EN BAŞARILI ZAYIFLAMA HİZMETİ

KİLOLU veya OBEZ OLMANIN PSİKOLOJİK TEŞHİSLERİ ve KESİN ÇÖZÜM SAPTAMALARI

Kilolu olma hali, kilo psikolojisi yaşamak ve obezite masum bir irade sorunu veya temelde beslenme sorunu değildir!

Tasvir edildiğinden çok daha ötede ve farklı düzeyde ‘bilinçaltı psikolojisi ve bu algının şiddeti’ ile ilgilidir.  Kişilik yapısı ve yaşama bakış açısına bağlı olarak, kilo psikolojisinde davranış yöntemleri eksikliği sonucu oluşan, farklı frekans ve sinyallerle beynimize giden sağlıksız ve dengesiz düşüncelerin, negatif saflık derecesine ve şiddetine göre, otomatik gelişen beden kimyası yönetimi sonucudur OBEZİTE.

gelişerek değişimYani; Obezite, sadece kötü beslenme ve hareketsiz yaşam ile ilişkilendirilmemelidir.  Çoğu zaman psikolojik geçmiş ve bilinçaltında oluşan olaylara yüklediğimiz anlam sonucu ‘ruhsal ve duygusal ağırlığımızın’ bedenimiz üzerindeki tartamadığımız yüküdür OBEZİTE.

Kalorili düşüncelerin bende kimyamız üzerindeki tepkisini ( su içsem yarıyor) ve Besin dışı enerji kaynaklarının fizyolojimiz üzerindeki etkisini öğrenmeden, Obeziteyi modern bilim içinde anlamaya çalışmak gerçekçi çözümler sunmayacaktır.

‘Düşüncelerinize dikkat edin, bir gün ‘beden kimyanızı’ tamamen ele geçirebilir.’ “HK.”

HK PERFORMANS, obeziteye kesin çözüm sunan ilk ve tek zayıflama sistemidir. Obeziteyi kalıcı olarak yenmek ve ömrünüzün geri kalanını ideal kiloda geçirmek istiyorsanız siz de HK Performans’ın güvenilir kanatları altına giriniz.

Obezite merkezleri, obezite cerrahisi, Türkiye’de obezite cerrahisi, Türkiye’de obezite merkezleri, obezite tedavisi Türkiye, obezite cerrahisi Türkiye, obeziteye kesin tedavi, obeziteye kalıcı tedavi, obeziteye kökten tedavi, obeziteyi nasıl yendim, obezite ameliyat fiyatları