Online Zayıflama Başarısı!

Kilobekçim kim mi? işte benim kilobekçim tam da o!… 29 Günlük deneyim.

29 günlük HK Performans deneyimi…

Çok yollar var yürünecek belki daha ama yürümekten korkmuyorum artık;

Çünkü yalnız olmadığımı biliyorum…

 

“Ölmek bir sanattır, her şey gibi.

Eşsiz bir ustalıkla yapıyorum bu işi…

Öyle ustaca ki

İnsana korkunç geliyor…

Öyle ustaca ki

Gerçeklik duygusu veriyor…

Bu konuda iddialıyım sanırım…”

Slyvia Plath

Bu slayt gösterisi için JavaScript gerekir.

 

Aslında hepimiz iddialıyız sanırım. Hepimiz, “hayat” denilen düzenin içerisinde yitip gitmiş, vücudunun her hücresi yokluk nöbetleri geçiren, kulaklarında hüzün çanları çalan, bedeni haşmetli-ruhu tükenmiş “hepimiz”…

Bu kaybolmuşlukta, yolunu bir türlü bulamayan, vücudunun hissettiği yokluğu midesiyle dindirmeye çalışan, her geçen gün bedeni biraz daha büyürken-ruhu ufalan “hepimiz”…

Karanlıkta bir odada, siyah perdelerin ardında, tek başına… Öcülerden korkan bir çocuk misali kendinden korkan, ümitsizlikten titreyen “hepimiz”…

Evet, aslında hepimiz iddialıyız ölmekte; çünkü ağzımıza attığımız her gereksiz lokmayla, maskelerin arkasına sakladığımız her gözyaşıyla, işittiğimiz her patavatsız kelimeyle kendimizi yavaş yavaş öldürüyoruz.

Yaptığımız; bulanık sularda yüzerken suyun altındakilerden korkmak. Işığı açmak varken karanlıkta geçmişe takılıp sendelemek. Çıkış yolunu ararken, yanlış tabelalara inanmak. Bedenimizin isyanlarını duymazdan gelmek. Ruhumuzu minicik kafeslere hapsetmek. Teselliyi; alkol şişelerinde arayan bir alkolik hesabı, yiyeceklerle acılarımızı unutmaya çalışmak.

Bu anlattıklarım “ben”… Ve belki de “sen”…

Bütün bunları yaptım, bedenimin ruhumu ezmesine izin verdim, beynimi uyuşturdum, “tokum” diye bağırdı-duymadım! Açlığı yeni baştan öğrettim ona. “Açsın sen” dedim, “ne kadar yesen de açsın, doymak bilmiyorsun”. O kadar ikna ediciydim ki, beynim de bana ayak uydurdu, el ele verdik-bedenime seçenek bırakmadık. Hep beraber battık! Böylece, gitgide daha derine, daha derine… Nefesimiz kesildi; ama çıkmak için çaba göstermedik. Ölmek için sarıldık birbirimize; ama onu da beceremedik. Öyle çok derinlerde, bir başımıza kalakaldık…

O anda bir el uzandı, “tut elimi, seni yukarı çekeyim” diye seslendi bize… Yorgunduk, ümitsizdik ve ne kadar çaresiz olduğumuzun bilincindeydik. Bedenim uzattı elini önce, “olmaz” dedi ses “Önce beynin! Diğerleri onunla beraber gelecek zaten”.

İsteksizdim; çünkü sonrasında olacaklardan korkuyordum. Değişmek, yeni biri olmak, yeni bir bakış açısı kazanmak… Zordu, sancılıydı… Güvenemezdim, inanamazdım, kuşkuluydum… En önemlisi de, yorgundum…

“Sadece elimi tut ve bırakma, gerisini ben yapacağım. Bana güven, hep yanında olacağım.” diye ruhuma fısıldayan ses; benim iç sesim, karanlıktaki ışığım, gitmem gereken yolu gösteren tabelam, geçmişi ayaklarıma takılmasın diye süpürenim, kulaklarımdaki hüzün çanlarını susturanım,“kilobekçim”di…

Korkarak tuttuğun elimi sımsıkı kavrayan ve beni tekrar yukarı çıkaran “kilobekçim”…

Nefesinin sınırlarını zorlayarak yapılan bir dalışın ardından derin bir nefes almak gibi, çoktan seçmeli bir sınavda cevap kâğıdının doğrularla işaretli olarak bana sunulması gibi, her sabah dinlediğim müziği gülümseyerek tekrar dinlemek gibi, içimdeki kalabalığa kulaklarımı tıkayıp-kuşların sesini duymak gibi… Sanki mutlu olmak gibi “kilobekçim”le olmak, mutlu olmayı öğrenmek gibi…

Girdiğimiz yollar, yollarım çok dolambaçlı… Kayboluyorum bazen, ne yöne gideceğimi bulamıyorum; “yetiş” diyorum o zaman – “zaten buradayım, hiç gitmedim ki” diyor. Bazen yol çok zor görünüyor gözüme, zor ve çukurlarla dolu. Ben ise kırılgan ayaklarımla yola girmeye korkuyorum. “Yapamam” diyorum – “Elimi tut, yapalım” diyor. “Güvenemem” diyorum – “Bırakmayacağım” diyor… Bana kalansa sadece onun adımlarını takip etmek…

Çok yollar var yürünecek belki daha ama yürümekten korkmuyorum artık; çünkü yalnız olmadığımı biliyorum. Çok filmler var daha geçmişi irdeleyen ama izlemekten çekinmiyorum artık; çünkü benimle izleyecek birinin olduğunu biliyorum. Çok maskeler var daha çıkarılacak ama çıkarıp atmaktan endişe etmiyorum artık; çünkü maskelerimi değil yüzümü görmek isteyen biri olduğunu biliyorum. “Gerçek ben” i tanıyan biri olduğunu biliyorum, “olmam gereken ben” i değil…

“Kilobekçim” kim mi?

Senelerdir inşa ettiğim duvarlarımı aşan, sıkı sıkı kapattığım kapımı nazikçe açan ve usulca “bana” yaklaşan, saklandığım odanın siyah perdelerini açıp odamı gün ışığıyla dolduran, titrek ellerimden tutup beni ayağa kaldıran, bir cümlesiyle yanlışlarımı gösteren, bir kelimesiyle beni gülümsetebilen… İşte, benim “kilobekçim” tam da o! …

“Bazen bir gülüş

Sevdirebilir yaşamayı,

Karanlıklar içinde cılız bir ışık da olsa aydınlatabilir yolunu…

Nefes almana izin verir, sarıp sarmalar seni…

Karamsarlıklar içinden çekip çıkarır umutlarını…

Bazen bir bakış

Sıcacık bir anlamla yükler nefesini,

Gözlerinden ruhuna akar, içini ısıtır…

Güven verir sana,

Neler kaçırdığını anlamana fırsat verir…

Bazen bir hayal,

Hızlandırır yaşamını, kalbini titretir…

Geçmişi hatırlatır farkında olmadan,

Anılar bedenlenip karşına dikilir bir anda,

Kim olduğunu hatırlatır…

Bazen bir söz

Yankılanır kulaklarında…

Ruhunla bedenin arasında bir yerde takılır kalırsın…

Ruhuna sarıldıkça sen, bedenin daha bir yakınlaşır sana…

Anlarsın ki, beraber yol alma vakti gelmiştir…

Bazen bir yabancı

Beklemediğin anda girer hayatına…

“Bir” olursunuz…

O kadar gerçek ve o kadar hayaldir ki,

İsimlendiremezsiniz…

Sadece “kilobekçim” diyebilirsiniz…”

 

E.T.

 IMG_1832

Açıklama:

Kilolu olmak bir kader olmadığı gibi halledilemeyecek bir problem de değildir. Pek çoğumuz için hızlı zayıflamak çok zor gibi görünse de, doğru yöntem ve kararlarla bunu başaran pek çok insan adını tarihe yazmış, kilolarına veda edebilmiştir. Bilinen en büyük yanlışlardan biri sadece çok yemek yenildiği için kilolu olunduğu düşüncesidir.

Gerçek aslında ruh dünyamızdaki ağırlığın bedene yansımasından ibarettir. Gerçek şu ki hiç kimse ideal kilosunda yaşamak varken kilolu olmayı seçmez. Dolayısıyla kendimizi kandırmak da ruhumuza yük almaktan başka bir işe yaramayacaktır. Artık hızlı zayıflamak için karar vermiş bir birey olduğunuzu varsayalım. Önceden türlü diyet yöntemlerini denemiş üç-beş kilo zayıflamış sonrasında yine kilo aldığınızı görünce umutsuzluğa kapılmış olabilirsiniz. Bir yolun olduğuna inanıyor fakat o yolun ne olduğunu bilmiyorsunuz diyelim. Geçmişteki başarısızlıklarınızı bir kenara bırakın. Zaten onlar sizin başarısızlıklarınız değildi. Sizi yaşantınızda tertemiz bir sayfa açmaya davet ediyoruz.

Doğru rehberler eşliğinde, hızlı zayıflamak sürecinde mutlak başarı olan ideal kiloya kavuşmak artık zor değil! Kilo psikolojisini çok iyi bilen, hedef odaklı çalışmalarıyla HK Performans alternatifsiz tek adrestir. Bütün faaliyetlerinde butik yani bireye özel olarak hizmet vermektedir. Sizlerin bile kendinize inanmadığı zamanlarda size inandık ve başaran üyelerimiz, ruhlarından tonları, bedenlerinden fazlalıkları kaybederken onlarla birlikte kazanmanın sevincini yaşadık. Tam teslimiyet ile HK Performans sistemine katılan hiç kimse yarı yolda bırakılmamıştır. Eğer siz de hızlı zayıflamak, sağlıklı ve zinde bir beden ve ruh halinde hak ettiğiniz geleceği yaşamak istiyorsanız, size doğru açılan bu kapıdan içeri girmeye çalışmanızı öneriyoruz. Sağlıklı, kalıcı ve hızlı zayıflamak için işkence çekmeye son! HK Performans her zaman farkını hissettirir!

 

NOT: BU BAŞARI HİKAYESİ VÜCUDUN ŞİFRESİ SİTESİNDEN ALINTIDIR. YAZININ ORİJİNALİNİ OKUMAK İÇİN LÜTFEN SİTEYİ ZİYARET EDİNİZ:  www.vucudunsifresi.com/tr-tr/yorumlar.asp

Reklamlar